Chester Beatty Kütüphanesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Chester Beatty Kütüphanesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ekim 2014 Pazar

Resimli El Yazmalarında Gadir-i Hum


Gadir-i Hum’da Peygamber Efendimiz’in (s) Hz. Ali’yi (as) veli ve imam tayin ettiği anın, Gadir-i Hum hadisinin tasvir edildiği ilk resimli yazma, Edinburgh Üniversitesi Kütüphanesi’nde (Or.Ms 161) bulunan, Birunî’nin (ö. 1061?) el-Âsâru'l-bâkiyye ani'l-kurûni hâliyye adlı eseridir.

el-Âsâru’l-bakiyye çeşitli toplumların kullandığı takvimlerle ilgilidir ve tarihî olaylar bu takvimlerdeki belirli günlerle bağlantılı olarak aktarılmıştır. Moğol yönetimindeki Tebriz veya Maraga’da XIV. yüyzyıl başlarında resimlenen nüsha, ressamın ve muhtemelen kitabın sahibinin Şiî eğilimlerinden izler taşır. Sonraları, Şiî ikonografinin önemli bir teması olan Gadir-i Hum olayının ilk tasviri bu yazmada görülür. Burada Hz. Ali, özgün ve önemli kimliğini vurgulayıcı bir şekilde resimlenmiştir: Daha uzun boyludur ve yüzünü çevreleyen nur daha parlaktır. Hz. Peygamber Hz. Ali’ye doğru bakmaktadır, bir elini sevgiyle ve desteklercesine onun omuzuna koymuştur. Hz. Ali de gözlerini Hz. Peygamber’e çevirmiştir, elinde Zülfikârı tutmaktadır. 

 

Birunî, el-Âsâru'l-bakiyye 
XIV. yüzyıl
Edinburgh Üniversitesi Kütüphanesi Or.Ms.161*

Aynı eserin XVI. yüzyılda resimlenen bir başka nüshasında da Gadir-i Hum olayı tasvir edilmiştir. Paris Millî Kütüphanesi’ndeki (Supp. Arabe 1489) bu nüshada Gadir-i Hum, bir önceki nüshadaki resmin kopyasıdır. 

 
Birunî, el-Âsâru'l-bakiyye 
XVI. yüzyıl
Paris Millî Kütüphanesi Supp.Arabe 1489*

Gadîr-i Hum tasviri, Safevîler döneminde, Ehl-i Beyt İmamlarının (as) hayatlarına dair yazılan ilk metin olarak bilinen İbn Arabşah Muhammed'in Ahsenü’l-kibar’ının 1588 tarihli nüshasında da yer almıştır. Gülistan Sarayı Kütüphanesi'ndeki (no. 2252) bu nüshadaki Gadir-i Hum tasvirinde, Şiî akidenin yansıması daha belirgindir. Hz. Peygamber ile Hz. Ali'nin yüzleri peçeli, başları halelidir. Hz. Peygamber'in Hz. Ali belinden kavrayıp havaya kaldırmıştır. 

İbn Arabşah Muhammed, Ahsenü'l-kibar
1588
Gülistan Sarayı Kütüphanesi 2252
Gadir-i Hum'un tasvir edildiği bir başka eser, Hz. Muhammed’in (s) biyografisinin anlatıldığı Âsar-ı Muzaffer’in 1576 yılında Safevî seçkinlerinden biri için hazırlanmış olduğu düşünülen nüshasıdır. Bu nüsha, Dublin'deki Chester Beatty Kütüphanesi'ndedir (Pers.235).Ne yazık ki bu tasviri bulamadık.

İranlı tarihçi Mirhond’un ünlü tarih kitabı Ravzatü’s-safa’nın Chester Beatty Kütüphanesi'nde bulunan (Pers.254) 1595 tarihli nüshasında da Gadir-i Hum tasvir edilmiştir. Bu resimde Hz. Ali, Hz. Peygamber'in elini tutmuş, yükseltinin üzerine çıkarken tasvir edilmiştir.

Mirhond, Ravzatü's-safa
1595 
Chester Beatty Kütüphanesi Pers.254

Gadir-i Hum, Hz.Ali’nin yerleşik imgeleriyle bulunduğu falnâmelerden yalnızca Dresden Falnâme’sinde tasvir edilmiştir. Dresden Falnâme’sinin (Sachsischen Landesbibliothek E.445) ne zaman, nerede, kimin için hazırlandığı hakkında bilgi bulunmamaktadır. Araştırmacılar tarafından yazma 1575-85 ile 1600 yılları arasına tarihlendirilir. Resimde diğer örneklerden farklı olarak Hz. Peygamber ve Hz. Ali tek bir beden olarak tasvir edilmiştir. Tek bir bedende yüzleri peçeli, başları haleli olarak yer almaktadırlar. Âdeta Hz. Ali'nin Hz. Muhammed'in (s) nefsi olduğunu bildiren Mübahele ayeti çerçevesinde aynı oluşlarına vurgu yapılmaktadır.


Falnâme
Dresden Sachsischen Landesbibliothek E.445

Ertuğrul Ertekin
_______________
kaynak: Serpil Bağcı, “Metinlerden Resimlere: Elyazması Tasvirlerinde Hz. Ali”, Tarihten Teolojiye İslâm İnançlarında Hz. Ali, ed. Ahmet Yaşar Ocak, Ankara 2005, s. 217-250; Sünbül Keçelioğlu, İslam Resim Sanatında Hz. Ali ve Hâvernâme, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara 2008; Massumeh Farhad-Serpil Bağcı, Falname: The Book of The Omens, London 2009.

21 Eylül 2014 Pazar

Hz. Fatıma, Hz. Ali ile Evleniyor

“Allah, Hz. Ali’yi yaratmasaydı, yeryüzünde Hz. Fatıma’ya eş olacak kimse olmayacaktı.”
İmam Cafer Sadık (a.s) 


Hz. Ali, Hz. Fatıma'yı istemeyi düşünüyor, ancak maddî sorunlarından dolayı bunu sürekli erteliyordu.

Bir gün, bütün cesaretini topladı ve işlerini bitirdikten sonra Hz. Peygamber’in evine doğru yürümeye koyuldu. Hz. Peygamber, Ümmü Seleme'nin evindeydi. Hz. Ali henüz yoldayken, bir melek Peygamber Efendimize: “Nuru nur ile, yani Fatıma’yı Ali ile evlendir.” ilahî buyruğunu iletti.

Cebrail, Hz. Peygamber'e, kızı Fatıma'yı, Allah'ın emriyle meleklerin şahitliğinde 
Ali'ye nikâh ettiklerini, kendisinin de onları yeryüzünde nikâh etmesini söylüyor
Siyer-i Nebi
TİEM T.1974*

Hz. Ali eve vardı, kapıyı çaldı. Ümmü Seleme, "Kim o?" diye seslenirken Hz. Peygamber: “Kalk da kapıyı aç ey Ümmü Seleme! Gelen, Allah’ın ve Resulü'nün sevdiği, kendisi de Allah’ı ve Resulü'nü seven biridir.” buyurdu.

Ümmü Seleme: “Görmediğin halde kendisinden övgüyle söz ettiğin bu adam ola?” diye sorunca Efendimiz: “O, benim kardeşim, amca oğlum ve yeryüzünde en çok sevdiğim insandır.” buyurdu.

Hz. Peygamber’in bu sözlerini duyunca telaşla ve heyecanla kapıyı açan Ümmü Seleme karşısında Hz. Ali’yi gördü.

Hz. Fatıma'nın düğün bohçasının hazırlanması 
Siyer-i Nebi
TİEM, T.1974**

Hz. Ali, Resulullah'ın huzuruna vardı. Selamlaştıktan sonra oturdu. Sürekli yere bakıyordu; talebini dile getiremiyor, utandığından bir türlü başını kaldıramıyordu.

Hz. Peygamber, Hz. Ali’nin içinden geçenleri biliyordu oysa. “Ey Ebu’l-Hasan! Bir şey istemek için gelmişsin gibi geliyor bana. Nedir talebin söyle, içinden geçeni açıkla; her talebin benim tarafımdan karşılanacaktır.” buyurdu.

Hz. Ali başladı konuşmaya: “Daha küçücük bir çocukken beni amcan Ebu Tâlib’den ve Fatıma binti Esed'den aldın ve beni terbiye ettin. Bana şefkatle davrandın. Allah senin aracılığınla ve senin elinle beni doğru yola iletti. Allah'a yemin ederim ki sen, ey Peygamber, benim dünya ve ahiret hazinemsin. Şimdi bir yuvam, kendisiyle huzur bulacağım bir eşim olsun isterim. Kızını istemek için geldim sana. Kızın Fatıma'yı senden istiyorum. Beni Fatıma'yla evlendirir misin, ya Resulullah?”

Hz. Peygamber, kızı Fatıma ile yeğeni Ali'yi evlendiriyor
Siyer-i Nebi
Chester Beatty Kütüphanesi, T.419*

Hz. Peygamber’in cemali sevinçle aydınlandı. Hz. Fatıma'nın yanına gitti. “Ali seni istiyor. Onu sen de tanırsın.” buyurdu. Hz. Fatıma sustu. Peygamberimiz, “Sükût ikrardandır.” deyip dışarı çıktı ve Hz. Fatıma'yı Hz. Ali ile evlendirdi.

Ümmü Seleme anlatır:

Resulullah'ın cemalinin sevinçten parladığını gördüm. Sonra Hz. Ali'nin yüzüne bakıp gülümsedi. “Ey Ali! Mihriye olarak verebileceğin bir şeyin var mı?” diye sordu. Hz. Ali, “Allah'a yemin ederim ki benimle ilgili hiçbir şey sana gizli değildir. Bir kılıcım, bir zırhım, bir de bir devem var. Bunlardan başka da bir şeyim yok.” dedi. Resulullah, “Kılıcına ihtiyacın var; onunla Allah yolunda cihad ediyor, Allah’ın düşmanlarıyla savaşıyorsun. Deveni de hurmalığını sulamak, ailene su taşımak için kullanacaksın. Yolculuklarında da yükünü taşır. Lakin zırhın karşılığında seni evlendiririm. Onu almayı kabul ediyorum.” dedi ve ekledi: “Ey Ebu'l-Hasan! Sana bir müjde vereyim mi?”

Hz. Ali heyecanla, “Evet!” deyince Resulullah buyurdu:

“Ben seni yeryüzünde Fatıma ile evlendirmeden önce Allah semada seni onunla evlendirdi. Sen bana gelmeden önce, şuracıkta bana bir melek geldi ve ‘Ey Muhammed! Yüce Allah, yeryüzüne nazar etti. Mahlûkatı içinden seni seçti ve seni elçi olarak gönderdi. Sonra ikinci kez yeryüzüne nazar etti. Orada senin için bir kardeş, bir vezir, bir arkadaş ve bir damat seçti ve kızın Fatıma'yı onunla evlendirdi. Semada melekler bu olayı kutladılar. Ey Muhammed! Allah bana, Ali'yi yeryüzünde Fatıma ile evlendirmeni söylememi ve onları, tertemiz, seçkin, arınmış, hayırlı, dünyada ve ahirette erdem sahibi iki oğulla müjdelemeni emretti.’ Ey Ali! Allah'a yemin ederim, daha melek semaya yükselmeden sen kapıyı çaldın.”

 Fatıma ile Ali'nin düğünü için hazırlanan yemek 
Hz. Peygamber'in gösterdiği mucizeyle bütün Medinelilerin yemesine rağmen bitmez
Siyer-i Nebi
TİEM, T.1974*
Ertuğrul Ertekin
_________________
bkz. Şeyh Saduk, Meani'l-Ahbar, s. 103; Şeyh Saduk, el-Emalî, s. 474.
* Zeren Tanındı, Siyer-i Nebi, İstanbul 1984. 
** Hz. Muhammed'in (s) Doğumunun 1437'inci Senesi Vesilesiyle, İstanbul 2008.