Hz. Fatıma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hz. Fatıma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2014 Pazartesi

Türk Edebiyatında Hz. Fatıma Mevlidleri



Hz. Muhammed ve Hz. Ali izlerken, 
Cebrail Hz. Fatıma’ya değirmende yardım ediyor (detay)
Siyer-i Nebi
TİEM 1974*

Hz. Fatıma, Türk kültürü ve Anadolu folklorunda önemli bir yere sahiptir. Adı etrafında çok sayıda inanç ve adet oluşan Hz. Fatıma’nın Türk İslâm inanışında bir kült haline geldiği, Türk kültürünün ve sosyal hayatının ayrılmaz bir parçası olduğu söylenebilir. Halk arasındaki adıyla Fadime Ana, kadınların ev işlerinde manevî yardımcısı, uğur ve bereketin simgesidir.

Hz. Fatıma’dan söz eden eserleri Türk edebiyatının klasik metinleriyle tekke ve halk edebiyatına ait parçalar, folklorik ürünler ve Türk halk inançlarında yer alanlar şeklinde gruplandırmak mümkündür.

Türk İslâm folklorunda ve halk inançlarında olduğu kadar Hz. Fatıma’nın Türk edebiyatında da yansımaları vardır. Divan edebiyatında Hz. Fatıma farklı yönleriyle ele alınmış, bazen beyitlere bazen de müstakil risalelere konu olmuştur. Divan edebiyatında Hz. Fatıma’dan özellikle Ehl-i Beyt, Âl-i Abâ ve Pence-i Âl-i Abâ gibi kavramlar etrafında söz edildiği görülür.

Hz. Fatıma’nın şairliğine dikkat çeken Âşık Çelebi (öl. 1572) Meşairü’ş-şuara’sında onun şiirlerinden örnekler nakleder ve şiir söyleme yeteneğinden övgüyle söz eder. Yine babası Hz. Muhammed’i (s) kaybettikten sonra Hz. Fatıma’nın okuduğu mersiyelerden söz açan XVIII. yüzyıl şairlerinden Haşmet bu mersiyelerden örnekler aktarır.

Süleyman Çelebi (öl. 1442) de Vesiletü’n-necat adlı mevlidinde Hz. Fatıma’dan söz etmiş, bu mevlidin matbu nüshalarına “Hz. Fatıma’nın Vefatı” ve “Hz. Fatıma’nın Ahvali” başlıklı bölümler eklenmiştir.

Mevlid türünün Türk edebiyatında diğer İslâm edebiyatlarına nispetle ayrıcalıklı ve önemli bir yeri vardır. Türk edebiyatında münacat ve naat dışında en çok tercih edilen dinî-manzum eserlerin başında mevlidin geldiği söylenebilir. Mevlidler genelde Hz. Muhammed’in (s) doğumundan, miracından ve diğer mucizelerinden bahseden eserlerdir. Bununla birlikte Türk edebiyatında Hz. Muhammed’in (s) dışında, Hz. Ali’nin doğumunu ve hayatını anlatan mevlidler yazıldığı gibi, Hz. Fatıma’nın doğumunu ve hayatını anlatan mevlidler de yazılmıştır. Dr. Hakan Yekbaş dört adet Türkçe Hz. Fatıma mevlidi tespit etmiş ve bunları yayımlamıştır.

İlk örneklerine XV. yüzyılda rastlanan Hz. Fatıma mevlidlerinin çoğunluğu Sünnî müelliflerce muhtemelen halk meclislerinde okunmak ve dinlenmek için yazılmıştır. Bu mevlidler genelde 100 beyitten az, kısa mevlidlerdir. Hacı Abdî’nin kaleme aldığı mevlid ise 964 beyitle (telif tarihi: 1515) tespit edilen en uzun Hz. Fatıma mevlididir.
_______________
Bu yazıdaki bilgiler, Ertuğrul Ertekin tarafından, Dr. Hakan Yekbaş’ın burada tanıttığımız kitabından derlenmiştir.
*Hz. Muhammed'in (s) Doğumunun 1437'inci Senesi Vesilesiyle, İstanbul 2008.

27 Eylül 2014 Cumartesi

Kitap Tanıtımı: Hakan Yekbaş, Türk Edebiyatında Hz. Ali ve Hz. Fatıma Mevlidleri



Hakan Yekbaş, Türk Edebiyatında Hz. Ali ve Hz. Fatıma Mevlidleri, Asitan Kitap, Ankara 2012, 494 s.

Hâlen Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Dr. Hakan Yekbaş’ın, altı yüzyıl boyunca Anadolu insanının inançlarının ve hayat tarzının aksettiği bir geleneğe sahip olan divan edebiyatında önemle işlenen bir konu olan Hz. Muhammed (s) mevlidlerinden yola çıkarak başladığı çalışmasının ürünü olan Türk Edebiyatında Hz. Ali ve Hz. Fatıma Mevlidleri adlı kitabı, bu türün ilk örneklerinin rastlandığı XV. yüzyıldan itibaren yazılan metinleri incelemektedir.

Üç yıllık bir araştırma sonucunda konu hakkında en azından genel bir değerlendirme yapacak kadar metne ulaşabildiğini ifade eden Yekbaş’ın çalışması bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır.

Mevlid türü hakkında genel bilgilerin verildiği giriş bölümünde, kavramın lügat ve terim anlamları üzerinde durulmuştur. Devamında, Türk kültüründe mevlidin nasıl algılandığı ve Hz. Muhammed (s) dışında özellikle Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın doğumunu anlatan mevlidlerin yazıldığının vurgulanmış ve bu iki önemli şahsiyetin doğumlarını anlatan metinlerin niçin mevlid türü içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini gerekçeleriyle birlikte açıklanmıştır.

Kitabın üç ana başlıktan oluşan “Türk Edebiyatında Hz. Ali Mevlidleri” adlı birinci bölümünde ise yazar, “Hz. Ali’nin Hayatı ve Divan Edebiyatındaki Yeri” başlığı altında Hz. Ali’nin hayatıyla ilgili bilgiler vermiş, ardından Hz. Ali’nin divan edebiyatındaki yeri ve önemi üzerinde durmuştur. Yekbaş, Hz. Ali’nin dinî, siyasî ve ilmî vasıflarından ziyade edebî kişiliği üzerinde yapılan yorumlara ve konu hakkındaki görüşlere dikkat çekmiştir. “Hz. Ali Mevlidleri” başlığı altında mevlidlerin kaynakları hakkında bilgiler veren yazar, incelediği mevlidlerin kaynaklarını ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Kitabın bu kısmında mevlidlerin muhteva ve şekil özellikleri hakkında da bilgiler verilmiştir.

Birinci bölümün “Hz. Ali Mevlidlerinin Metinleri” başlığını taşıyan son kısmında ise Yekbaş, incelediği Hz. Ali mevlidlerinin metinlerini neşretmiştir. Yazarın, müellifleri ve eserleri hakkında önemli bilgiler verdikten sonra metinlerini neşrettiği dokuz mevlidin müellifleri şöyledir: Muhammed (Mehmed), Münîrî, Yeminî, Caferî, Necmî Ali, Süleyman Celaleddin, Mehmed Şemseddin, Tahirü’l-Mevlevî ve Yoksul Derviş. Necmî’nin ve Tahirü’l-Mevlevî’nin mevlidleri ilk defa Hakan Yekbaş tarafından bu çalışmayla tanıtılmıştır.

Kitabın “Türk Edebiyatında Hz. Fatıma Mevlidleri” başlıklı ikinci bölümü ise yine üç ana başlıktan oluşmaktadır. Birinci başlıkta, bir önceki bölümde olduğu gibi, yazar önce Hz. Fatıma’nın hayatı hakkında kısa bilgiler vermiş ve onun divan edebiyatındaki yerini aydınlatmaya çalışmıştır. İkinci başlıkta Hz. Fatıma mevlidleri şekil ve muhteva bakımından incelenmiştir. Üçüncü başlık altında ise yazar, tespit ettiği dört Hz. Fatıma mevlidinin metinlerini, müellifleri ve eserleri hakkında bilgi verdikten sonra, neşretmiştir. Neşredilen mevlidlerin müellifleri şunlardır: Abdî, Süleyman Memduh, Muhammed Esad Erbilî ve Mehmed Şemseddin.

Hz. Ali hakkında dokuz, Hz. Fatıma hakkında dört mevlid neşreden Hakan Yekbaş, bu çalışmasıyla toplamda yaklaşık 2800 beyitten oluşan on üç mevlidi okuyucuların dikkatine sunarak konu hakkında ilk defa bu denli kapsamlı bir çalışmaya imza atmıştır. Fakat, yazarın da ifade ettiği üzere, Hz. Ali ve Hz. Fatıma için yazılan mevlidler yalnızca bu kitapta tanıtılan ve neşredilenlerden ibaret değildir. Başka müelliflerin elinden çıkan yazma halindeki mevlidler kütüphanelerde araştırmacıları beklemektedir.

Ertuğrul Ertekin

21 Eylül 2014 Pazar

Hz. Fatıma, Hz. Ali ile Evleniyor

Allah, Hz. Ali’yi yaratmasaydı, yeryüzünde Hz. Fatıma’ya eş olacak kimse olmayacaktı.
İmam Cafer Sadık (a.s) 


Hz. Ali, Hz. Fatıma'yı istemeyi düşünüyor, ancak maddî sorunlarından dolayı bunu sürekli erteliyordu.

Bir gün, bütün cesaretini topladı ve işlerini bitirdikten sonra Hz. Peygamber’in evine doğru yürümeye koyuldu. Hz. Peygamber, Ümmü Seleme'nin evindeydi. Hz. Ali henüz yoldayken, bir melek Peygamber Efendimize: “Nuru nur ile, yani Fatıma’yı Ali ile evlendir.” ilahî buyruğunu iletti.

Cebrail, Hz. Peygamber'e, kızı Fatıma'yı, Allah'ın emriyle meleklerin şahitliğinde 
Ali'ye nikâh ettiklerini, kendisinin de onları yeryüzünde nikâh etmesini söylüyor
Siyer-i Nebi
TİEM T.1974*

Hz. Ali eve vardı, kapıyı çaldı. Ümmü Seleme, "Kim o?" diye seslenirken Hz. Peygamber: “Kalk da kapıyı aç ey Ümmü Seleme! Gelen, Allah’ın ve Resulü'nün sevdiği, kendisi de Allah’ı ve Resulü'nü seven biridir.” buyurdu.

Ümmü Seleme: “Görmediğin halde kendisinden övgüyle söz ettiğin bu adam ola?” diye sorunca Efendimiz: “O, benim kardeşim, amca oğlum ve yeryüzünde en çok sevdiğim insandır.” buyurdu.

Hz. Peygamber’in bu sözlerini duyunca telaşla ve heyecanla kapıyı açan Ümmü Seleme karşısında Hz. Ali’yi gördü.

Hz. Fatıma'nın düğün bohçasının hazırlanması 
Siyer-i Nebi
TİEM, T.1974**

Hz. Ali, Resulullah'ın huzuruna vardı. Selamlaştıktan sonra oturdu. Sürekli yere bakıyordu; talebini dile getiremiyor, utandığından bir türlü başını kaldıramıyordu.

Hz. Peygamber, Hz. Ali’nin içinden geçenleri biliyordu oysa. “Ey Ebu’l-Hasan! Bir şey istemek için gelmişsin gibi geliyor bana. Nedir talebin söyle, içinden geçeni açıkla; her talebin benim tarafımdan karşılanacaktır.” buyurdu.

Hz. Ali başladı konuşmaya: “Daha küçücük bir çocukken beni amcan Ebu Tâlib’den ve Fatıma binti Esed'den aldın ve beni terbiye ettin. Bana şefkatle davrandın. Allah senin aracılığınla ve senin elinle beni doğru yola iletti. Allah'a yemin ederim ki sen, ey Peygamber, benim dünya ve ahiret hazinemsin. Şimdi bir yuvam, kendisiyle huzur bulacağım bir eşim olsun isterim. Kızını istemek için geldim sana. Kızın Fatıma'yı senden istiyorum. Beni Fatıma'yla evlendirir misin, ya Resulullah?

Hz. Peygamber, kızı Fatıma ile yeğeni Ali'yi evlendiriyor
Siyer-i Nebi
Chester Beatty Kütüphanesi, T.419*

Hz. Peygamber’in cemali sevinçle aydınlandı. Hz. Fatıma'nın yanına gitti. “Ali seni istiyor. Onu sen de tanırsın.” buyurdu. Hz. Fatıma sustu. Peygamberimiz, “Sükût ikrardandır.” deyip dışarı çıktı ve Hz. Fatıma'yı Hz. Ali ile evlendirdi.

Ümmü Seleme anlatır:

Resulullah'ın cemalinin sevinçten parladığını gördüm. Sonra Hz. Ali'nin yüzüne bakıp gülümsedi. “Ey Ali! Mihriye olarak verebileceğin bir şeyin var mı?” diye sordu. Hz. Ali, “Allah'a yemin ederim ki benimle ilgili hiçbir şey sana gizli değildir. Bir kılıcım, bir zırhım, bir de bir devem var. Bunlardan başka da bir şeyim yok.” dedi. Resulullah, “Kılıcına ihtiyacın var; onunla Allah yolunda cihad ediyor, Allah’ın düşmanlarıyla savaşıyorsun. Deveni de hurmalığını sulamak, ailene su taşımak için kullanacaksın. Yolculuklarında da yükünü taşır. Lakin zırhın karşılığında seni evlendiririm. Onu almayı kabul ediyorum.” dedi ve ekledi: “Ey Ebu'l-Hasan! Sana bir müjde vereyim mi?”

Hz. Ali heyecanla, “Evet!” deyince Resulullah buyurdu:

“Ben seni yeryüzünde Fatıma ile evlendirmeden önce Allah semada seni onunla evlendirdi. Sen bana gelmeden önce, şuracıkta bana bir melek geldi ve ‘Ey Muhammed! Yüce Allah, yeryüzüne nazar etti. Mahlûkatı içinden seni seçti ve seni elçi olarak gönderdi. Sonra ikinci kez yeryüzüne nazar etti. Orada senin için bir kardeş, bir vezir, bir arkadaş ve bir damat seçti ve kızın Fatıma'yı onunla evlendirdi. Semada melekler bu olayı kutladılar. Ey Muhammed! Allah bana, Ali'yi yeryüzünde Fatıma ile evlendirmeni söylememi ve onları, tertemiz, seçkin, arınmış, hayırlı, dünyada ve ahirette erdem sahibi iki oğulla müjdelemeni emretti.’ Ey Ali! Allah'a yemin ederim, daha melek semaya yükselmeden sen kapıyı çaldın.”

 Fatıma ile Ali'nin düğünü için hazırlanan yemek 
Hz. Peygamber'in gösterdiği mucizeyle bütün Medinelilerin yemesine rağmen bitmez
Siyer-i Nebi
TİEM, T.1974*
Ertuğrul Ertekin
_________________
bkz. Şeyh Saduk, Meani'l-Ahbar, s. 103; Şeyh Saduk, el-Emalî, s. 474.
* Zeren Tanındı, Siyer-i Nebi, İstanbul 1984. 
** Hz. Muhammed'in (s) Doğumunun 1437'inci Senesi Vesilesiyle, İstanbul 2008.